Sık Sorulan Sorular

Sık Sorulan Sorular

  • ASANSÖR NASIL ÇALIŞIR ?
    19. yüzyılda bazı maden ocakları ve fabrikalarda, kömür ve gerekli maddelerin taşınmasında yük asansörleri kullanılıyordu. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atmayan ilk asansörler 19. yüzyıl ortalarında yapıldı. Bu döneme kadar kentlerdeki yapılar insanların merdivenle yukarı çıkabileceği yükseklikte, en çok beş altı katlı yapılıyordu. Modern çağın en önemli taşıma araçlarından biri olan asansörler hemen hemen her yerde karşımıza çıkıyor ve hayatımızı kolaylaştırır.

    Peki, nasıl çalışır?

    Asansörler temel olarak 2’ye ayrılır. Hidrolik ve elektrikli asansörler sistemi olmak üzere yaygın olarak iki farklı asansör tasarımı kullanılmaktadır. Günümüzde çoğunlukla elektrikli yani halatlı asansörler kullanmaktadır. Bu iki tip asansörlerden ilk önce hidrolik asansörü inceleyelim.

    Hidrolik asansörler sıvı basıncını kullanarak bir piston aracılığı ile çalışır. Asansör kabini kalın bir piston üzerine konumlandırılmıştır.


    Hidrolik asansörün temel parçaları; sistem yağ tankı, elektrik motora bağlı bir pompa ve silindirle tank arasında yer alan bir valf. Pompa tanktaki yağın silindire geçmesi için basınç uygular. Yağ, uygulanan basınçla silindire dolar ve pistonu yukarı iter. Böylece piston yukarı çıkar ve ona bağlı olarak kabinde yukarı doğru hareket eder. Kabin doğru kata yaklaştığında, kontrol sistemi elektrik motoruna pompayı aşamalı olarak kapatması için sinyal gönderir. Pompa artık çalışmadığından silindire akacak olan sıvı da olmuyor. Fakat halihazırda silindirin içinde olan sıvı kaçamaz (pompa boyunca geri gidemez ve valf hala kapalıdır). Piston sıvı üzerinde durur ve kabin neredeyse orda kalır.

    Asansör aşağıya indirilmek istenildiğinde bu kez kontrol sistemi vanaya bir sinyal gönderir ve elektronik vana açılır. Böylece silindir içerisinde ki sıvı tanka geri döner, pistonda ki basınç düşürülerek asansörün aşağı yönde hareketi sağlanmış olur.


    Hidrolik asansörler genelde yük asansörleri için kullanılır. Bu tür asansörlerin avantaj ve dezavantajları vardır.

    Avantajları:
    *Elektrikli asansörlerin motor ve kontrol paneli tepe noktaya kurulacağı için olası bir yangında asansöre müdahale zor olacaktır. Hidrolik asansörde aksine sistem zemindedir ve ulaşımı kolaydır.
    *Binalarda daha etkin kullanım alanı sağlama
    *Yüksek taşıma kapasitesi ihtiyacını karşılayabilme
    *Çatı dizaynında serbestlik ve teras katına ulaşma imkânı
    *Aşağı inişte masrafsız çalışma
    *Makine dairesi yerinin serbest seçimi
    *Binaya gelen yükün tabana iletilmesi ile statik hesaplarında kolaylık
    *Olası arızalarda (enerji kesilmesi, bir faz gitmesi, sigorta atması) asansör otomatik olarak kata ulaşması

    Dezavantajları:
    *Kullanılan yağın özellikleri sıcaklıkla değiştiğinden performans değişiklikleri
    *Yeraltı kaçaklarının çevredeki su kaynaklarını kirletme ihtimali
    *Gerekli motor gücünün aynı hızda ve aynı kapasitede konvansiyonel tip asansörlere oranla 2.5 - 3 kat fazla olması
    *Montajda ve bakımda bilinmeyen maliyetler

    Günümüzde daha sıklıkla kullanılan asansör tipi olan elektrikli asansörler çekmeli tiptendir. Bir kabin çelik kablolar ile havada tutulur. Çelik halatlardan her biri asansör boşluğunun tepesine yerleştirilmiş bir makaranın etrafına sarılır. Bir elektrik motoru ile çalışan bu asansörde motor bir tarafa dönerken asansör bir tarafa çıkıyor diğer yöne döndüğünde ise aşağıya iniyor.

    Bu tür asansörlerde karşı ağırlık kullanılır. Kablonun bir yönünde kabin diğer yönünde ise karşı ağırlık vardır. Bu karşı ağırlık genel olarak tam dolu kabinin yarısı kadardır. Normal bir kullanımda ikisi mükemmel bir denge içerisindedir. Bu karşı ağırlığın kullanılma amacı enerjiden tasarruf etmektir ve moment dengesini sağlamaktır. Bu dengenin amacı enerjiyi korumaktır. Makaranın her iki tarafında da eşit yükler olunca, dengeyi herhangi bir tarafa doğru bozmak için çok az miktarda kuvvet gerekiyor. Basit olarak, motor sadece sürtünmenin üstesinden gelmek zorundadır. Diğer taraftaki ağırlık işin çoğunu yapar. Bir başka deyişle, denge sistemde bir bütün halinde bulunan sabit potansiyel enerjiyi korur. Asansör kabinindeki potansiyel enerjiyi kullanmak (zemine inmesine izin vermek) ağırlıkta potansiyel enerji oluşumuna yol açar (ağırlık mekanizmanın üstüne çıkar). Aynı şey asansör yukarı çıktığında da tersten olur. Sistem aynı her iki tarafında da çocuk bulunan tahterevalli gibidir. Ayrıca parçalarda oluşacak yıpranmayı da engeller. 

    Hem kabin hem karşı ağırlık, şaft biçimindeki kılavuz raylara bağlıdır. Bu raylar sayesinde kabin ve karşı ağırlığın ileri ve geri sallanması önlenmiş oluyor. Ayrıca yedek fren takımının tutulması için bir ortam sağlıyor.
    Peki, asansörlerde bir şeyler ters gittiğinde neler olur?
    En güvenli taşıma sistemlerinden biri olan asansörde başınıza kötü bir şey gelme olasılığı 12 milyonda birden azdır.
    Asansörde kullanılan çelik halatların emniyet katsayısı 12 olan bir üründür. Teknik olarak bu çelik halatlardan her bir tanesi hem kabini hemde karşı ağırlığı taşıyabilecek kadar güçlüdür. Diğerleri ise kablolardan birinin kopması halinde yedek olarak bulunuyor. 
    Peki ya bütün halatlar koptu diyelim. Yere mi çakılacağız? Endişe etmeyin. 
    Motorun hemen yanında kendi makara sistemi ve kabine bağlı ayrı kabloları bulunan bir kontrol mekanizması bulunuyor. Bu kontrol mekanizmasının içinde uçan ağırlık adı verilen yaylı iki metal kanca vardır. Sebebi ne olursa olsun kabin daha önce belirlenmiş hız sınırlarının aşılması durumunda, yani kabin boşalarak düşerse kontrol mekanizması hızla dönmeye başlıyor buna bağlı olarak ve merkezkaç kuvveti kancaları dışarıya itiyor. Kancalar sabit iç pervazdaki mandalları sıkıştırıyor yani dişliler ters geçiyor ve makara durduruluyor. Kontrol mekanizmasının halatı kabinin üstündeki bir kola fırlıyor ve böylece frenler devreye giriyor.